ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE GÜVENLİ İNTERNET KULLANIMI

ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE GÜVENLİ İNTERNET KULLANIMI

Teknoloji bağımlılığının genellikle ailelerin belli durumlarda çocuklarının bilgisayar, tablet ve telefon ile oyalanmasına izin vermesiyle başladığını görüyoruz. Ebeveynler özellikle ev işleriyle meşgul oldukları, dinlendikleri ya da arkadaşlarıyla bir arada oldukları zamanlarda sıkılan, hareketlenen, ilgi isteyen veya ısrarcı olan çocuklarını internet ve dijital oyunlar ile sakinleşmeye yönlendiriyorlar. Aslında kendileri de her gün saatlerce ekranlara bakarak, sosyal medyada saatlerini harcayarak kaygı ve stres yaratan gerçek hayattan uzaklaşmaya çalışıyor.

Hayatı kolaylaştırıyor gibi görünen sanal dünyada geçirilen zamanlar git gide artarak bağımlılığa dönüşebiliyor. Öncelikle çocuklarda kendilerini sakinleştirmek ve duygularını düzenlemek için sanal dünyaya ihtiyaç duyduklarına dair bir algı oluşuyor. Ayrıca bu dünyanın sunduğu çoklu ve güçlü uyaranların karşısında duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerine olumlu katkısı olan oyuncaklarıyla ve akranlarıyla aktif oyunlar oynamayı tercih etmez oluyorlar. Sanal dünyanın sınırsızlığı, manevi değerleri önemsizleştirerek hatta yok ederek çocukları doyumsuz ve mutsuz bireyler olmaya itiyor. 

Ebeveynlerin bu konuda ilk yapması gereken çocuklarına iyi bir rol model olarak evde boş zamanlarını internet ile meşgul olarak değil sohbet ederek, kitap okuyarak, hobilerine zaman ayırarak, ailece kutu oyunları oynayarak değerlendirmeleridir. Nitekim çocuklar ailelerinin kendilerine söylediklerini değil yaptıklarını öğreniyor ve uyguluyor. Çocukların erken yaştan itibaren spor ve sanat dallarından en az birinde kendisini geliştirmesi, buna düzenli devam etmesi, bol bol açık havada vakit geçirip akranlarıyla oyunlar oynaması, kısacası sosyalleşmesi ve enerjisini atması teknoloji bağımlılığına karşı koruyucu etki gösteriyor. Bunun yanı sıra çocukların tablet, telefon ve bilgisayarlar ile tanışıklığının en az 3 yaşına geldikten sonra olması büyük önem teşkil ediyor. Araştırmalar ekran teknolojisinin 30 aya kadar zihinsel gelişimi yavaşlattığını ortaya koyuyor. Ekranlar hayatlarına dahil olduktan sonra da ebeveynlerin kontrolü altında, belli aralık ve sürelerle, özellikle eğitsel içerikler teşvik edilerek kullanmalarını tavsiye ediyoruz.

Çocukları yaşlarına uygun olmayan ve sağlıklı ruhsal gelişimi için sakıncalı ve tehlikeli içeriklerden korumak da giderek zorlaşıyor. Mavi Balina ve Momo gibi çocukları çevrelerine ve kendilerine zarar vermeye yönelik komutlar veren şiddet oyunları ve video paylaşım sitelerinden son derece ulaşılabilir olmaları büyük bir tehdit oluşturuyor. İnternette mutlaka ebeveyn denetimi ve güvenli filtreleme kurulması, video paylaşım sitelerinin kendi kısıtlı mod özelliklerinin kullanılması gerekiyor. Ekran başındayken odasına çekilmek yerine bir yandan sohbete dahil ederek aile ortamında kalmaya teşvik etmek, arama ve izleme geçmişinin sürekli olarak takibini yapmak önem taşıyor. Son olarak psikolojik gelişimlerine zarar verebilecek her türlü olumsuz etkene karşı çocuklarda farkındalık kazandırılmasını ve bilinçlendirilmesini öneriyoruz.

 

Ezgi Bozkurt Flatman

Uzman Klinik Psikolog

Çınar Danışmanlık

www.cinarpsikoterapi.com