ÖFKE YÖNETİMİ

ÖFKE YÖNETİMİ

Kişi; mutlu olmasını engelleyen herhangi bir durum, olay veya kişi ile karşılaştığında öfke hisseder. Uygun bir şekilde ifade edildiğinde öfke, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse okul-iş hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar.

     Çocuklarda sıklıkla öfkeli ve saldırgan davranışlar görülebilir. İstekleri ve ihtiyaçları engellenen her çocuk öfke tepkisi gösterebilir. Çocuklarda öfke nöbetleri genellikle 1 yaş civarında başlar. Okul öncesi dönemde öfke nöbetlerinin görülme olasılığı oldukça yüksektir. Bu, gelişimin doğal bir süreci olarak kabul edilmektedir. Çocuk, bu dönemde kendi kimliğini oluşturmaya ve bağımsızlığını elde etmeye çalışmaktadır. Kelime dağarcığı yeteri kadar gelişmediği için kendini ifade etmekte güçlük çekebilir. Bu da çocuğun saldırgan davranışlar göstermesine yol açabilir. Öfke çocuğun çevresiyle iletişim kurma yöntemlerinden biridir; ancak çocuğun zamanla öfkesini kontrol edebilmesi ve yeni ifade yöntemleri öğrenebilmesi beklenir.

      Öfke tepkisi bazen nefes tutma şeklinde görülebildiği gibi tepinme, kendini yerlere atma, tekmeleme, vurma, kırıp dökme gibi saldırgan davranışlar da içerebilir. Bazı çocuklar öfkeleri ile baş etmede oldukça zorluk çekerler ve kendilerini yalnızca öfkeli ve saldırgan davranışlarla ifade etme yoluna giderler. Böyle çocuklar okul çağına geldiklerinde arkadaşları ve öğretmenleri ile olan ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Ebeveynleri kaygılandıran bu durumda öncelikle çocuğu nelerin öfkelendirdiğinin tespiti yapılmalıdır.

Çocuklarda Öfke Nedenleri

  • Çocuğun aç, susuz, uykusuz veya yorgun olması

  • Arkadaşları tarafından dışlanıyor ya da alay ediliyor olması

  • Anne – baba arasındaki problemler (tartışmalar, kavgalar, boşanma, ölüm gibi)

  • Öfkelenen çocuğun ödüllendirilmesi, isteklerinin yerine getirilmesi

  • Öfkeli davranışlar sergileyen başka birini örnek alması (anne, baba, arkadaş gibi)

  • Anne ve babanın çocuğa karşı olan tutumlarının tutarsızlığı

  • Çocuğa haksız yere verilen cezalar

     Ebeveynin öfke kontrolü sağlayamayan çocuğa karşı tutumu nasıl olmalıdır?

  • Çocuğun öfkeli davranışlarının altında yatan en önemli sebeplerden birisi enerjisini nasıl harcayacağını bilmemesi olabilir. Enerji birikimi artan çocuk, yetişkinlerin taşkınlık olarak adlandırabileceği bazı davranışlar sergilemeye başlar. Ebeveynin bu durumu fark edip çocuğa hissettirmesi gereklidir. Bu farkındalık sonrası çocuğu enerjisini boşaltabileceği spor etkinliklerine, kum ve bahçe oyunlarına yönlendirebilir. Eğer dışarıda fazla vakit geçirme şansı yoksa çocuğun evde hareketli oyun oynayabileceği bir ortam hazırlanmalıdır. Ayrıca çocuğun sık sık banyo yaptırılıp rahatlanması sağlanmalıdır.

  • Çocuğa net bir şekilde öfkeli davranışlarına son vermesini söylemek gereklidir. Çocuğun öfkeli davranışlarına devam ettiği gözlenirse öfkeli hali daha kötüye gitmeden dikkati dağıtılmaya çalışmalı veya başka bir alana yönlendirilmeye çalışılmalıdır. Çocuk öfkeli davranışlar sergilediği zaman onunla özel olarak ilgilenmek yerine bu davranış görmezden gelinmeli ve öfkeli davranışlar sergilemediği zamanların önemi vurgulanmalı, bu davranışlar övülmelidir.

  • Çocuğun öfkelenmesine neden olan duygu ve düşünceleri hakkında onunla konuşulmalıdır. Öfke duygusunun hangi olumsuz davranışlara neden olduğu ve neden kendisine ve çevresine zarar verebileceği çocuğa açıklanmalıdır. Gerekirse ebeveynler kendi çocukluk deneyimlerini paylaşıp, çocuğa problem çözme yolları bulmak için yardımcı olmalıdır.

  • Çocuğun aile içindeki ortamı huzurlu olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, çocukların öğrenme yöntemlerinden biri de modellemedir. Çocuğun evde ya da çevresinde karşılaştığı figürlerden biri sürekli olarak öfkeli davranışlar sergiler ve problemlerini saldırgan davranışlarla çözmeye çalışırsa çocuk kolaylıkla bunu model alabilir.

  • Çocuk saldırgan bir tutumla amacına ulaşmamalıdır. Örneğin; markette, alışveriş merkezinde ya da bir oyuncakçıda istediği bir şeyin alınması için tutturabilir, ağlayabilir hatta kendini yerden yere atabilir. Böyle bir durumda anne-babanın çevreye karşı “Ayıp olmasın” düşüncesiyle çocuğun isteğini gerçekleştirmesi gelecek birçok ağlama krizinin habercisidir. Anne- babanın buradaki tutumu kararlı olmalıdır. Eğer çocuk hayır cevabını aldıysa çocuğa hayır cevabının nedeni açıklanmalı ancak çocuk halen öfkeli davranışlarını sürdürüyorsa bulunulan ortamdan uzaklaştırılıp sakinleşmesi sağlanmalıdır.

  • Çocuğun grup halinde oynanabilecek oyunlar veya yapılacak sporlara katılmasını desteklemek gereklidir. Kazanma veya kaybetme kavramları grup oyunları esnasında ortaya çıkacağından çocuğun davranışları, sorunları çözmeyi öğrenmeye yönelik olacaktır.

    Çocuğunuzun öfke kontrolü ile ilgili sorunlarınızın üstesinden gelemiyorsanız bir uzmandan psikolojik destek almanız faydalı olacaktır.

Uzm. Klinik Psikolog Özge AR TORGAY
ÇINAR DANIŞMANLIK
www.cinarpsikoterapi.com